Bugun...



Kırım Tatar Sürgünü 82’nci yılında İzmit’te anıldı

18 Mayıs 1944 yılında yaşanan ve hafızalardan silinmeyen Kırım Tatar Sürgünü 82’nci yılında İzmit’te düzenlenen programla anıldı.

facebook-paylas
Tarih: 17-05-2026 14:53

Kırım Tatar Sürgünü 82’nci yılında İzmit’te anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nün 82’nci yılı dolayısıyla İzmit Dernekler Yerleşkesi’nde anma programı düzenlendi. Programa; İzmit Belediye Başkanı Fatma Hürriyet, Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Oleksandr Dimchev, Kırım Milli Meclis Azası Süleyman Abmecid, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva ile Dr. Öğr. Üy. Sema Orsoy ve davetliler katıldı. Program kapsamımda sürgünün acılarını ve yaşanan insanlık dramını anlatan belgesel gösterimi gerçekleştirildi. Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva ile Dr. Öğr. Üy. Sema Orsoy ise konuşmaların ardından söyleşi programı düzenledi. 

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır konuşmasında, “Bugün burada, tarihin en acı sürgünlerinden biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü anmak ve bu kara günü unutturmamak için bir araya geldik. 18 Mayıs 1944, Kırım Tatar halkı için sadece bir sürgün değil bir halkın kültürünü, tarihini ve kimliğini yeryüzünden topyekûn silme girişimidir. Açıkça ifade etmek gerekir ki bu bir soykırımdır. 

Bugün 8 ülke, 1944 sürgününü resmen soykırım olarak kabul etmiştir. Bu soykırımın tüm dünyada tanınması için hukuki mücadelemiz ise halen devam etmektedir. 2014 yılında Kırım, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Rusya tarafından yeniden işgal edildi. Bu yayılmacı ve hukuk tanımaz zihniyet, yalnızca Kırım’ın işgaliyle sınırlı kalmadı. Rusya, Ukrayna’ya karşı geniş çaplı bir savaş başlatarak bir kez daha uluslararası hukuku ayaklar altına aldı; bağımsız bir devletin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine haince saldırdı.
Bugün burada yalnızca geçmişin acılarını anmıyor, aynı zamanda Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerine karşı da sesimizi yükseltiyoruz. Çünkü sessizlik, zulmü büyütür. Bu vesileyle, 1944 sürgününde ve sonrasında hayatını kaybeden tüm soydaşlarımızı, savaşın bütün masum kurbanlarını rahmetle, saygıyla ve dualarla anıyoruz. Ruhları şad olsun” dedi. Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Oleksandr Dimchev ise konuşmasında, “18 Mayıs 1944’te Stalin rejiminin suçlarından biri olan Kırım Tatar halkının sürgününün kurbanlarını bugün burada anıyoruz. 1944 yılında yüz binlerce insan zorla ana vatanlarından sürgün edildi. İnsanlar evlerinden, vatanlarından ve ata topraklarından koparılarak yaşama haklarından mahrum bırakıldı. Aileler parçalandı, binlerce insan sürgün yollarında ya da sürgünün ilk yıllarında hayatını kaybetti. Bu yalnızca Kırım Tatar halkının değil, tüm insanlığın trajedisiydi. Benzer suçların bir daha asla yaşanmaması için bu acı olayların hafızasını korumak zorundayız. Tüm baskılara rağmen Kırım Tatar halkı ayakta kaldı. Dilini, kültürünü ve geleneklerini korudu. En önemlisi ise Kırım’a duyulan sevgi ve bir gün yeniden vatanına dönme arzusu hiç kaybolmadı. Bugün ise büyük bir acıyla görüyoruz ki, Kırım’ın geçici işgali sonrasında halk yeniden baskılar, tutuklamalar ve zulümle karşı karşıya kalmaktadır. Ukrayna Kırımlıların evi olmaya devam edecektir” dedi. İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, “Bugün burada, tarihin en acı sürgünlerinden biri olan Kırım Tatar Sürgünü’nün yıl dönümünde; yurtlarından koparılan, tren vagonlarına doldurularak vatanlarından uzaklaştırılan binlerce insanımızın acısını paylaşmak üzere bir aradayız. 1944 yılında yaşanan Kırım Tatar Sürgünü, bir halkın hafızasına kazınmış büyük bir insanlık dramıdır. İnsanlar evlerinden, topraklarından ve sevdiklerinden koparıldı. Nice çocuklar sürgün yollarında hayatını kaybetti, nice annelerin gözyaşı dinmedi. 

Ancak bütün bu acılara rağmen Kırım Tatar halkı; kimliğini, dilini, kültürünü, vatan sevgisini ve inancını asla kaybetmedi. Sürgün, bir halkı toprağından ve sevdiklerinden ayırabilir. Ama o halkın yüreğinde taşıdığı vatan hasretini, diline sinen duasını, türkülerine işlenen acıyı ve kuşaktan kuşağa büyüttüğü umudu asla silemez. Kırım Tatarları sürgünde yaşarken bile vatanlarını hiç unutmadılar ve geri dönmek için büyük bir mücadele verdiler. Az önce izlediğimiz belgeselde de bunun küçük bir kesitine tanıklık ettik.







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER STK Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI