|
Tweet |
Saadet Partisi İzmit İlçe Kolları, çocuk haklarıyla ilgili bir açıklama yaptı. İzmit Cumhuriyet Bulvarı’nda ‘Bir çocuk, bin dünya’ başlığıyla yapılan basın açıklamasında, Türkiye'deki çocukların karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekildi ve kapsamlı çözüm önerileri sunuldu. Kadın Kolları Başkanı tarafından yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin altı çizilerek devletlerin çocukların sağlıklı gelişimi ve korunması için sorumluluk taşıdığı vurgulandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 verilerine atıfta bulunan açıklamada, Türkiye nüfusunun yaklaşık dörtte birini çocukların oluşturduğu belirtilerek, bu oranın ilerleyen yıllarda azalmasının beklenmesinin demografik değişikliklerin bir yansıması olduğuna dikkat çekildi.
Bir taraftan anneleri iş gücüne katmayı planlayan hükümet bir taraftan çocuk bakımı ile ilgili çözüm sunmakta yetersiz kalmaktadır. Eğitim hakkına erişimini artırmak için psikososyal destek, kapsayıcı eğitim modelleri ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi gibi bütüncül politikaların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Engelli çocuklar, mevsimlik işçi ailelerinin çocukları, mülteciler ve azınlık grupları için esnek eğitim modelleri oluşturularak uzaktan eğitim, hibrit sistemler ve mobil eğitim birimleri gibi yenilikçi yöntemler devreye sokulmalıdır. Mesleki eğitim programları öğrencilerin yetenek ve ilgi alanlarına uygun şekilde çeşitlendirilerek işgücü piyasası talepleriyle uyumlu hale getirilmelidir.
AB ülkeleri arasında en yüksek çocuk yoksulluğu oranına sahip olan Türkiye'de, bu oran yüzde 30'un üzerindeyken 27 AB ülkesinin ortalaması yüzde 19 seviyesindedir. TEPAV tarafından yapılan çocuk yoksulluğu çalışmasına göre; 2023 yılı verilerine göre Türkiye'de 22,2 milyon çocuğun 7,6 milyonu göreli yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Yetişkin yoksulluğu yüzde 17-18 civarında seyrederken çocuk yoksulluğu oranı yüzde 33- 34 aralığında değişmektedir. Çocuklarımız bu kadar yoksul ve yoksunken seçim dönemleri çizilen refah tabloları kimi kapsamaktadır? Neden o refah ve müreffeh Türkiye’nin kaynaklarını bizim çocuklarımız kullanamıyor? Şiddetin hâkim olduğu, güvenliğin sağlanamadığı ve yoksulluğun derinleştiği toplumumuzda maalesef ki en ağır bedeli çocuklarımız ödüyor. Özellikle de kız çocuklarımız... Türkiye'de çocuk olmak... Narin olmak demek… Şirin olmak demek.. Leyla vardı hani dört yaşında…Hatırlamazsınız belki Zaza ailenin 12 yaşındaki çocuğu Ceylan Önkol’u. Şırnak’ta sokağa çıkma yasağı olduğu için cenazesi buzdolabında bekletilen Cemile... Ve daha içimizin ateşinin sönmediği İzmir’de anneleri hurda toplayıp eve yiyecek getirebilsin diye beklerken beş küçük yavrumuz yanarak hayatını kaybetti. Dursun Kaan Taşçı, Miraç Çiçek ve ne yazık ki daha niceleri. Birde bunlara çeteler diyarına dönüşen ülkemde yenidoğan çetesi eklendi…
Türkiye’de istismar vakalarında çocukların yüzde 24,7'si fiziksel, yüzde 49,4’ü cinsel şiddete maruz kalıyor. Buradan çocuk cinayetleri ve cinsel istismarla sınırlı kalmak üzere idamın getirilmesi gerektiğini tekrar ediyoruz. İstatistiklere göre 2023 yılında 25 bin 685 çocuk cinsel suç mağduru olarak kaydedilmiş, 2022 yılında ise bu sayı 31 bin 890 olarak kayıtlara geçmiştir. 2021 yılında ise cinsel suç mağduru olan çocuk sayısı 27 bin 739'du. Yani son üç yılda toplam 85 bin 314 çocuk cinsel suçlardan mağdur olduğu iddiasıyla güvenlik birimlerine getirilmiştir. Adalet Bakanlığı verilerine göre Başsavcılıklar tarafından çocukların cinsel istismarına ilişkin açılan dosya sayısı 2015 ile 2023 yılları arasında yaklaşık iki katına çıkmıştır. 2023 yılında yürütülen 66 binden fazla soruşturmanın her birinde en az bir çocuk mağdur olarak yer almıştır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2008-2016 arasında 104 bin 531 çocuğumuz kaybolmuş. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi her ne kadar yalanlasa da bu verilere göre yılda ortalama 10 bin, günde ise 32 çocuğun kaybolduğu anlamına geliyor. Belki de bu sayı çok daha artmış durumda fakat bilemiyoruz. Çünkü resmi veriler yeterli değil. TÜİK, kaybolan çocuk verilerinin tamamını açıklamıyor. Son verilere göre sadece 2023 yılında 15 bin 716 çocuk kaybolmuş ve bulunmuş. Son 8 yılda kaybolup bulunan çocuklarımızın toplam sayısı ise yaklaşık 126 bin… Peki, ya kaybolup bulunamayan çocuklarımız… Onların acılı aileleri gözü yaşlı bir bilinmezi beklerken siz yetkililer neyi bekliyorsunuz?