Bir süredir sağlık problemleriyle uğraşıyorum. Benim gibi doktorlardan bir ömür boyu uzak durmuş biri için kaçınılmaz son. Yaş olmuş altmış. Ne olmalıydı ki? Hastalıklar, hastaneler yaşlı insanların işi, mekânı. Benimle ne ilgisi olabilirdi ki?
İnsan aynadaki aksine inanamıyor. Alnında yılların derin izleri, saçları bembeyaz… Artık sana yer veriliyor. “Buyur amca, buyur teyze” deniyor. İşte o zaman anlıyorsun: Hayatının yeni kavşağına hoş geldin!
Ya sağa gideceksin ya da sola. Bir taraf çöküş, diğer taraf yeniden diriliş. Ya eriyip gideceksin ya da hep olmak istediğin insan olacaksın. Seçim senin.
Çok gururlandım hastanelerimizle. Hem Şehir Hastanemizle hem de Üniversite Hastanemizle…
Bana bir şey olacak diye gözünü bir saniye üzerimden ayırmayan, can yoldaşım, fedakâr eşimle son iki aydır hastanelere defalarca gidip geldik.
Ben politik bir insan değilim. Bana göre doğru doğrudur, yanlış da yanlış.
Devasa bir Şehir Hastanemiz var. Otoparklarıyla, servisleriyle, yiyecek ve içecek alanlarıyla mükemmel. Gördüğüm kadarıyla randevu saatimde muayene olabildim. Bu süreçte defalarca girdiğim MR cihazlarına da her seferinde randevu saatimden beş on dakika önce alınabildim. Bunların hepsi olağanüstüydü.
Ancak en büyük teşekkürü, MR çekimi için uzandığımda boynumu yatarken sabit tutamadığımı fark edip kendi hırkasını katlayarak boynumun altına koyan, adını bile bilmediğim altın kalpli hemşireye ediyorum.
İyi ki varsınız!
Sen de iyi ki varsın; sabahın erken saatlerinde hastanenin içinde bize ve herkese içten bir gülümsemeyle yol tarif eden isimsiz kahraman!
Ben kavşakta yeniden dirilişi seçtim.
Hayatımı sorguladım. Yüklerimi üzerimden attım. Çorlu’dan sevgili arkadaşım Tülay’ın dediği gibi silkindim; hafifledim, bütün ağırlıklarımdan kurtuldum. Yüzleşmem gerekenlerle yüzleştim.
Bir süredir hayata daha yumuşak bakıyorum.
Çetin Altan ustanın şu sözünü hatırlıyorum: “Hayat yaşandığı kadar var. Gerisi ya hafızadaki hatıralar ya da hayallerdeki ümittir.”
Hüsranı ise tek bir yerde kabul ediyorum: Yaşamak mümkünken yaşayamamış olmakta.
Gracias a la vida… Teşekkürler hayat.
Sağlıcakla kalın.
Nazmi Çankaya