|
Tweet |
Programa; Eski İzmit Saraybahçe Belediye Başkanı Halil Vehbi Yenice, Kocaeli Dokümantasyon Merkezi Çalışma Grubu Başkanı Müzeyyen Ünal ve çok sayıda davetli katıldı. Uzun yıllardır İzmit Karabaş Mahallesi’nde “Orhan Ticaret” adıyla hizmet veren Hüseyin Orhan, geçen onca yıla rağmen hâlâ dükkânının başında. İzmit’te “Yok Yok Hüseyin” olarak tanınan Orhan, müşteri memnuniyetini merkeze alan esnaflık anlayışıyla dikkat çekiyor. Küçük bir dükkânda büyük bir hizmet anlayışıyla çalışan Orhan, yalnızca satış yapmıyor; müşterilerine adeta rehberlik ediyor. Öyle ki, en basit ürünlerden biri olan kibriti alan müşteriye bile nasıl tutulacağını, el terinin ürünü nasıl etkileyebileceğini ve doğru kullanım şeklini tek tek anlatıyor. Aynı özeni çamaşır makinesi gibi daha büyük alışverişlerde de gösteren Orhan, ürünün tüm detaylarını sabırla açıklıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde İzmit’te dilden dile anlatılan bir esnaflık hikâyesine dönüşmüş durumda. Kocaeli Dokümantasyon Merkezi Çalışma Grubu Başkanı Müzeyyen Ünal programda yaptığı açılış ve tanıtım konuşmasında, “Her şeyin bulunduğu bir dükkânın sahibi olarak İzmit’te “Yok Yok Hüseyin” diye tanınan Hüseyin Orhan aramızda. Afişi hazırlarken kızı Meliha Hanım’a “Bu şekilde yazsam ayıp olur mu?” diye sorduğumda, “Tam ismiyle yazsanız kimse tanımaz ama ‘Yok Yok Hüseyin’ derseniz İzmit’te onu tanımayan yoktur” yanıtını aldım. Bunun üzerine gönül rahatlığıyla afişe “namıdiğer Yok Yok Hüseyin” ifadesini ekledik. Hatta bu lakabın doğruluğunu ayrıca araştırarak yazdırdım. Evet, Sayın Hüseyin Orhan, hoş geldiniz. İzmit’te açtıkları ticarethane ile adeta bir çığır açtılar. Bugünün büyük market anlayışını, yıllar önce küçücük bir dükkânda hayata geçirdiler. Bu, aslında ticarette geleceği öngörmenin en güzel örneklerinden biri. İğneden ipliğe, evde ihtiyaç duyulabilecek ne varsa raflarında bulundurmak… Herkesin bir gün mutlaka ihtiyaç duyacağı ürünleri bir arada sunan, gerçekten “yok yok” dedirten bir işletmenin sahibi kendisi. Konuşmasına hayatını anlatarak başlayan Hüseyin Orhan, “1947 yılında İzmit Yeniköy’de doğdum. 1951 senesinde Yeniköy İlkokulu’nda okudum. 1957 senesinde diplomamı aldım. 1958 senesinin bahar aylarında küçük bir işporta tezgâhı açtım. Ticarete merak böyle başladı. Babam da o dönem Yeniköy’de ticaretle uğraşıyordu. İstanbul Tahtakale’deki esnafların tezgâhları hoşuma gidiyordu. Öyle bir tezgâh ile işe koyuldum. Belsa Plaza’nın olduğu bölgede küçük tezgahla başladım. 1959 Ağustos ayına kadar o tezgahla ticaret yaptım. O dönemin parasıyla 6 bin lira kadar para biriktirdim. O dönem belediyenin karşısında Camlı Köşk diye bir yer vardı. Orada bir dükkân tuttuk ancak pek iş yapamadık. Sonra 1960 ihtilali oldu. Dayılarım da esnaftı, onların yanında tezgahtar olarak işe başladım. 1967’de askere gittim. Askerden geldikten sonra Nisan 1970’te kardeşimle Belsa’nın biraz üstünde o dönem Abdurrahman Yüksel Caddesi’nde bir dükkân açtık. 1986’ya kadar iki kardeş birlikte devam ettik. Sonrasında kardeşimle işleri ayırdık. O farklı bir sektöre geçti” ifadelerini kullandı. Eski İzmit Saraybahçe Belediye Başkanı Halil Vehbi Yenice ise programda söz alarak, “Hüseyin abi hem işine saygı duyuyor hem müşteriyi seviyor hem de bilgisini paylaşmaktan çekinmiyor. Dükkâna girdiğimde bunu hep görürsünüz. Ne zaman dükkana gidilse o an içeride en az üç dört müşteri vardı. Herkes sırayla bekler. Bir müşteri bir şey soruyor, diğeri bekler ama Hüseyin abi kimseyi geçiştirmez. Örneğin kibrit alacak bir müşteriye bile sadece ürünü vermiyor, “Bunu böyle tutacaksın, böyle tutmayacaksın. Elin terliyse kibrit bozulur” diye anlatıyor. Adeta hayat dersi veriyor. Kibriti nasıl tutacağını, nasıl çakacağını bile tek tek gösteriyor: “Şöyle tutacaksın, arkadan kavrayacaksın ve böyle çakacaksın” diye sabırla izah ediyor. Başka bir müşteri çamaşır makinesi almak için bekliyor. Ona da aynı şekilde detaylıca anlatıyor. Ürünü nasıl kullanacağını, nelere dikkat etmesi gerektiğini tek tek açıklıyor. Peki böyle olunca müşteri memnun olmaz mı? Elbette olur. O müşteri bir daha gelmez mi? Tabii ki gelir. Hatta başkalarına da anlatır. Nitekim insanlar da bunu söylüyor: “Bize öyle güzel anlattı ki, nasıl kullanacağımızı tek tek gösterdi, biz de bu yüzden aldık” diyorlar. Başarının sırrı bu aslında, işini sevmek. Sevdiğin işi yapmak ve hakkını vermek. Hüseyin abi de yıllardır bunu yapıyor. İnşallah ömrü boyunca sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam eder. Emekli olarak değil, işinin başında, üretmeye devam ederek” şeklinde konuştu.