|
Tweet |
Açıklamayı Büyük Aile Platformu’nun Kocaeli’de bir oluşumu olmaması nedeniyle, Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Dönem Başkanı Mustafa Salın okudu.Salın yapılan açıklamada, kültürel emperyalizmin özellikle televizyon ve dijital ekranlar üzerinden toplum yapısını hedef aldığını belirterek, “Emperyalist devletler ve uşakları tarafından, 15 Mayıs1919’da İzmir’in işgali üzerine; Anadolu’nun dört bir yanında bir milletin bağımsızlık mücadelesi başladı. Günümüzde ise kültürel emperyalizmin işgal girişimi ile karşı karşıyayız. Artık tehlike ekranlar üzerinden geliyor. Hedefte; çocuklar, zihinler, değerlerimiz ve geleceğimiz var. Ekranlar üzerinden evlerimizin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırıları ile; aile zayıflatılmakta, çocuklarımızın zihinleri ve kalpleri darmadağın edilmekte, değerler ayaklar altına alınmakta, şiddet ve bağımlılıklar normalleştirilmekte, mahremiyet sistematik biçimde aşındırılmaktadır. Bu mesele; ne yalnızca bir yayıncılık tercihi ne de basit bir reyting yarışı meselesidir. Bu mesele, toplumsal yapının çözülmesi ve nesillerin kaybedilmesi meselesidir. Bu mesele milli güvenlik meselesidir. Şiddetin, suçun ve mafyanın özendirilmesini istemiyoruz. Bağımlılıkların normalleştirildiği yapımlar istemiyoruz. Aileyi değersizleştiren senaryolar istemiyoruz. Mahremiyeti ihlal eden televizyon programları istemiyoruz. Reyting uğruna değerlerimizin ayaklar altına alınmasını istemiyoruz. Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyen içerikler istemiyoruz. “Ekranı temizle, işgale dur de”, “Temiz ekran, özgür vatan”, “Reyting uğruna, vatanı satma” ve “Temiz ekran, boykota devam” sloganları atıldı. Başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve, yayıncı kuruluşları da sağduyuya ve kültürel işgale geçit vermemeye davet ediyoruz. Gazze’de soykırım uygulayan İsrail’i desteklediği için boykot ettiğimiz firmalar var. Bu firmalar çok yüksek reklam bütçesine sahip. Sırf reklam bütçeleri yüksek diye yayıncı kuruluşlar bu firmalara teslim olmamalıdır. Medya ve sosyal medyayı savaş cephesi ilan eden İsrail’in; boykot ettiğimiz firmaların reklam bütçeleriyle yayıncı kuruluşlarımız üzerinde kurduğu baskı zinciri kırılmalıdır. Sorumlu ve sağduyulu diğer reklamverenler de bu konuda boykot ettiğimiz firmaların dümen suyundan çıkmalıdır. Reytingi ve reklam gelirini tek ölçüt olmaktan çıkaran düzenlemeler artık yapılmalıdır. Zararlı içeriklere karşı daha etkin denetim mekanizmaları işletilmelidir. Aile ve çocuk dostu içerikler en güçlü şekilde teşvik edilmelidir. Temiz Ekran Hareketi; sorumlu yayıncılık çağrısıdır, toplum mühendisliğine geçit vermeme kararlılığıdır, aileyi, nesilleri ve milletimizin geleceğini koruma iradesidir. Ecdadımız, dün işgale kalkışanlarla azimle mücadele etti. Bize bu cennet vatanı emanet etti. Bugün ekranlar üzerinden kültürel işgale yeltenenler var. Bunlarla da bizler aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bu sorumluluk hepimizindir. Ne tek bir karış toprağımızı, ne de tek bir evladımızı vermeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.